Pilavlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pilavlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2012 Perşembe

Ben ne zaman sağlığıma kavuşucam...

Herkeze selamlar güzel günler dilerim.Ben bu yılın başında benim için yeni olan güzellikler için hep 2012 benim yılım demiştim.Hatta 1 ay önce ailem için yine güzel bir şey oldu bazılarınız biliyor(Antalyalı blogarkadaşlarım)yakında sizlerede açıklayacağım.Ama bu 1 aydır çektiğim diş ağrısı ,ameliyatım, bel ağrım ve üstüne bacağımın bel fıtığından kaynaklanan ağrısı ve uyuşması..Benim en büyük sıkıntım bu bacak uyuşmasıydı...Tamam bel fıtığımın bir sakıncası yok dikkat edersem ameliyat olmadan hayatımı böyle idam ettirabilirim.Ama bacağımdaki ağrı beni rahatsız ediyor.Doktorda bana bir ilaç verdi çok ağır olduğunu ve halsizlik yapacağını belirtti bende ilacı alıp evde beklettim.Diş ağrım ve ameliyatımdan sonra okadar çok ilaç içtimki o ara aşka ilaç içmek istemedim.Bayramda da 20 lik dişimin önündeki çürük dişimin ağrıması üstünede birde nezle olunca 8 gün boyunca hem antibiotik hemde ağrı kesici ile yaşadım.Diş için tekrar tedaviye başlıycam ama hala orda iyileşmeyen dokular var bekliyorum...Yaa işte yine uzattım...Ama şuan çok kötü günler geçiriyorum bu ilaç yüzünden....Mide bulantısı,Halsizlik uyku,sinirlilik tahamülsüzlük ve reflekslerimin yavaşlaması. en kötüsü iştah artışı..Nasıl bir ilaçtır bu ya beni mahvetti bütün yan etkileride bende de oldu maşallah...Depresyondayım ciddiyim...3 gündür ne evde iş yapabiliyorum nede dışarı çıkmak istiyorum...O yaşam sevincim kıpır kıpırlığım koşuşturmalarım kayboldu gitti...Şu ilacın bitmesi istediğim en çok şey...Dukan dietinede başlıyamadım bu ilaç yüzünden çünkü ikisini kaldıraramam...
İşte böyle geleli kaç gün oldu ama ilk defa bilgisayarı açabildim.Hiç canım yazmak ve ziyaret etmek istemedi...Sadece kitap okuyorum.
Bunu Bayramdan önce 4 gün sabahları okudum...Kesinlikle SÜPER ...Sonlarda ağlamaktan kendimi alamadım.Ve mucizelere inandım.Dolabımın ışığ 1 yıldır çalışmıyordu.O sabah bir buzdolabını açtım ışık yanıyor...Bu Mücize değilde ne...Gerçi bugünlerde yine söndü ya:))))
Bu kitabıda Bayramda Antalya'da aldım oda dün bitti.İlki kadar çok sürükleyici değildi sadece ilk kitaptan beri anlatılan ALİX in serüveni güzeldi.(Bu kız kötü bir çocukluk geçirmiş ve genç kızlığıda bataklarda uyuşturu vs..geçmiş.Bir film dükkanında çalışırken eskiden ilkokul arkadaşı Jordan oraya gelir ve birbirlerini tanırlar ve hayatları değişir...En ilginç olayıda adamın Papaz olmasıdır.Kitapta en güzel şey birinin gelip ona birinin dövülmesi için ondan yardım istemesi ve cevabıydı...Onu Affetmelisin.)Az önce Ender Saraçı izlerken aynı şey oldu kızgınlıklarımızı öfkemizi ancak Affetmekle geçiririz dendi.Bu dinimizdede var tasavvuftada ve ALGIDA SEÇİCİLİKMİ????bilmem ama sabah facebooktada bir paylaşım çok hoşuma gitti bununla ilgiliydi...Bir aslan terbiyecisi aslana et verirken aslan eline perçin atmış.Çok üzülmüş bu duruma ve pisikolağa gitmiş aslanı affet demiş ancak böyle iyileşirsin...Yine dönmüş işine zaman geçmiş yine aslanı beslerken aslan bu sefer ısırmış elini bakıcısının...Bakıcı artık DEPRESYONDAYMIŞ tekrar doktora gitmiş siz bana affetmem gerektiğini söylediniz ama o tekrar yaptı...Tamam Affet ama asla Unutma...demiş...Benim çok hoşuma gitti bilmem sevdinizmi???
Ben buara kitap bloglarınamı takılsamm...Geçenlerde festigan)İlhan Bey kitap bloğum öksüz kaldı diyordu bende bir türlü gidemedim oraya ziyaret zamanı...Bildiğiniz başka blolar varsa tavsiye bekliyorum...Bugünlerde yemek ,pasta yapmak değilde deli gibi kitap okumak istiyorum...
Bugün arşivden ne tarifi versem diye bakarken içimden bu geldi Eylül ayında yapmıştım.Ama okadar çok o ara bu yemeğin tarifi vardı bende sakladım...


Közlenmiş Patlıcanla KARNIYARIK
Kızım bu yemeği sevmediğinden ben 4 patlıcan kullandım.Onlarıda KÖZMATİKTE közledim.Ağzını kapatabileceğim bir kaba koydumki kabukları rahat soyulsun diye:))
eşim çok kıyma sevmiyor sanırım 100 gr filandı ben onu bol soğan ve domates ve biberle kavuruyorum...
Domates 2 tane büyük
Biber 4-5 tane
1 tane büyük soğan
Yağda iç malzemeyi kavurdum.Patlıcanların içine koydum borcamda pişirdim içine azıcık su koydum yanmasın diye fırının orta kısmında 15 dakika pişirdim.
Ortaya çokkk hafiiff ve harika bir karnıyarık çıktı...Ben çoğu zaman böyle yapıyorum.Ama asla orjinalini es geçemem yazın yazlıkta kızartarakta yaparım orda bol bol hareket var nede olsa...
Şimdi bir tarifim daha var...Oda geçen aylarda yaptığım ama yine pişti olmaktan korktuğum zamanlarda saklanmıştı...Buara bana çok oluyor bir bakıyorum ben bir yemek paylaşıcam herkez o ara çok yapmış....Kalsın diyorum Allahtan arşivim geniş...


 Bademli Acem Pilavı
2 su bardağı ılık suda ıslatılmış
10 tane badem sıcak suda bekletilmiş ve kabukları soyulmuş
1 tane havuç kibrit çöpü gibi kesilmiş
yarım soğan yemeklik doğranmış
tavuksuyu bulyonda olabilir.
tereyağ ve sıvıyağ,tuz
Soğan ve havuç kavrulur süzülen pirinç ilave edilir kavrulmaya devam edilir.Bademi,tuzu ve bulyon ile suyuda ilave edilir(ben 2 su bardağı pirince sıcak 2,5 su bardağı su ilave ediyorum.Ama bu zaman zaman pirince göre değişiyor)Kısık ateşte pişiriyorum...Afiyet olsun...
Bana şifa dileyin arkadaşlar dualarınızı bekliyorum şu kötü günler geçsin...Birazdan yanınızdayım yorumlarımla SEVGİLER...


12 Mart 2012 Pazartesi

Hafta Başı Pazartesi Sendromu...

Benim sevgili arkadaşlarım herkeze merhaba! Umarım güzel bir haftasonu yaşamış sevdiklerinizle doya doya vakit geçirmiş güzel yemekler yiyip sevdiklerinizle tatlı sohpetlerde paylaşmışsınızdır.Yeni  bir haftanın başındayız,bol kazançlar hayırlı günler diliyorum üreten, çalışan hanımlara,  ve evinde  ailesine hiç bir karşılık beklemeden yılmadan  çalışan  ev hanımlarına...
Ayyy ne kötüdür pazartesi sendromu akşamdan başlar sıkıntısı stresi.Zaten haftasonu geç saatlere kadar oturup, sabahta öğleye doğru kalkmışsın pazar geceside bir türlü uykun gelmez ister süt iç ılık ılık yada çayı kahveyi kes bi saatten sonra inat değilmi yok uykun işte...Benim genellikle okula giderken pazartesi sendromum olurdu ama işe giderken hiç yaşamadım severek gittiğim içinmidir bilmem bu duygu uzak bana ama eşim....tam anlatığım gibi  akşam yatmak bilmez sabahta kalkmak bilmez....bir mızmız bir aksi ....kızım farklımı sabah 8 de servisi geliyor,giyindir,saçını tara derken hadi koş servis geldi diyene kadar bir koşuşturma bir stres! bana yaşattıkları sabah sabah bu...halbuki tamam hemen kalkıyorum, geliyorum anneciğim ,tamam karıcım diyeceklerine sanki bir düşman oluyorum gözlerinde...Benim stresim onların davranışların dan sadece,yoksa ben pazartesilere bayılıyorum.Onlar gidince alıyorum kitabımı elime en az 10 sayfa okuyorum.sabah egzersizlerimi yapıyorum,başlıyorum evi toparlamaya ister istemez pazar gecesi çok dağılıyor ev,oyuncaklar,gazeteler,kahve bardakları vs. hafif bir kahvaltı yapıp çamaşırdı ütüydü derken öğlen oluyur zaten sonra alıyorum bilgisayarımı önüme ,birde kahve yapıyorum yanına aromalı ekran da yemek programı ohh deymeyin keyfime akşam üstü yemek hazırlayana kadar salondayım...Bloğuma yazımı yazıp tarifleride verdikten sonra başlarım ziyaretlerime...Elimi çabuk tutmam lazım tabii bugün menüde ıspanak var ee kaç tur yıkanacak ayıklanacak bide hala sular okadar soğuk ki ellerim buz kesiliyor haftalardır ıspanak yıkarken...Çok sevilen bir sebze oluncada haliyle her hafta alıyorum,bir hafta salçalı yemeğini yaparsam diğer hafta ya kavuruyorum eşime yumurtalı yapmak için yada sarımsaklı yoğurlu yemek için zeytinyağlı pişiriyorum...Arada da bide börek yapıyorum içine ya kıyma yada peynir koyarak...çeşit çeşit versiyonları pişiyor bizim evde... Perşembe günü Dünya kadınlar gününde öğlen eşimle telefonda konuşurken bekliyorum kutlamasını bakıyorum oralı değil sen birşey unutmadınmı dedim yok hadi akşama konuşuruz deyip savdı beni başından:)))aman ne yapayım dedim işi başından aşkın herhalde...Güzel yemekler yaptım bende o gün ama tesadüf... Genellikle eşim akşamları kapıyı çalar bende mutfaktayım kapı anahtarla açıldı mutfağa kızım elinde bir çiçekle gelip anne dünya kadınlar günün kutlu olsun demezmi...Eşim yine farkını ortaya koymuş atlamamış bu günü:)))Bembeyaz kocaman bir sıklamaen...En sevdiğim çiçek,bizim burda balkonda rahatlıkla yetişen soğuk havayı seven don olunca üşüyen bir bitki.Nikahımda iş arkadaşım getirmişti benimle birlikte önce Antalya'ya (düğün ordaydı) sonra Zongulda'ğa geldi.Geldiğinde boynunu bükmüş üstündeki pembe çiçekleri kaybetmeye başlamıştı  sonbahar olunca ev okadar sıcak değildi ilk günler ama kalorifer yanmaya başlayınca büktü boynunu soluğu çiçekçide aldım öğrendim balkona koymam gerektiğini sonra bir açtı bir açtı bana İstanbulu geride bıraktığım iş hayatımı hatırlattı adınıda İrem koymuştum benden sonra yerime bakacak olan arkadaşım ve bana bu çiçeği getiren olduğu için...Şimdi bu çiçeğimde Ayşe adını aldı çok severim bu ismi küçükken bebeklerime de bu ismi verirdim.Kısa öz ve sanki içinde çok şey barındıran bir isim...Hem ogün Ayşe Yaman gelmiş bana yorum bırakmış ilk hediyemi ondan almışım koymazmıyım hiç:)))Bugün tüm tarifler bu Ayşe ile çekildi...
Pembekekikte gördüğüm ama yine unuttuğum bir pilavı pişirdim o gün  arpa şehriyeli pilav yani büryan... Pembekekik pirinçle pişirmiş ama benim etrafımdaki bütün arnavutlar ve göçmenler arpa şehriyesi ile pişirirler bu yemeği.Aslında ben sık pişiririm bu pilavı ama başka bir tarifle ve etle...Geçtiğimiz aylarda yapıp fotoğrafını çekmiştim ama sırası gelmemişti paylaşmak için haftaya da onu yayınlarım...Bu pilav üniversitede yemekhanede çıkardı güzelde pişirirlerdi severdim tadını ama bir kere bu yöntemle yapmak aklıma gelmemişti.Bende arama butonuna arpa şehriyeli pilav yazınca ilk çıkan tarifi pişirdim istediğim tarif buydu zaten:)))Pembekekiğe teşekkür ediyorum bana unuttuğum ve sevdiğim bir pilavı hatırllatığı için arkadaşımızın tarifi için buraya bakabilirsiniz.http://www.pembekekik.com/2012/02/biryan-kapama.html kızım akşamüstü gelecek o gelmeden yemeğimi pişirmem gerekli çünkü o gelince baleye gidecek bende spora...Başlıyorum bu yüzdennn tariflere...

Büryan ve Fırında Tavuk
2 su bardağı arpa şehriyesi (1 su bardağını yağda kavuruyoruz)
4 su bardağı sıcak su
tereyağı,zeytinyağı,tavuksuyu
Arpa şehriyesinin bir bardağını  yağda hafif kavurup diğer yarısınıda tencereye ilave ediyoruz bir kere çevirdikten sonra tavuksuyunu ve sıcak suyuda ilave edip kısık ateşte pişiriyoruz...
Fırın poşetine tavuk butlarını ve patatesleri zerdeçal,kekik, tuz ve curryle karıştırıp koyuyoruz kızarana kadar pişirip pilavın üstüne koyarak servis ediyoruz.
Ne zamandır yapmadığım kabaklı ve havuçlu taratorda yaptım.Bu sene brokoli ve kereviz salatası yapmaktan buna hiç sıra gelmemişti...Zaten pazarda da kabağa pek rastlanmıyordu...
Kabak ve Havuç Taratoru
2 kabak rendelenmiş
2 havuç rendelenmiş
5 yemek kaşığı ceviz
sarımsaklı ve 1 yemek kaşığı mayonez katılmış yoğurt
üstünede naneli yağ
Az yağda önce kabağı kavurdum içine cevizin yarısında koyduktan sonra bir kere çevirdim.Bir servis tabağına aldım.Aynı tavada az yağ  ile havucu kavurup kalan cevizide ekledim onlarıda bir kere çevirip kabağın üstüne döktüm üstüne yoğurdu ve yağın ilk sıcağı çıktıktan sonra onuda döktüm hepsi bu...
Tatlıda var merak etmeyin!!!
Birsel hanımda gördüğüm yapılacaklar listesine aldığım bir kek tarifi...İyiki yapmışım harika oldu içindeki kuru inci nasıl da lezzet kattı..Ama ben onun kadar fazla koymadım ve az birazda değişiklik  yaptım huyum kurusun mutlaka kendimden birşey katarım.İşte Birsel hanımın keki ve Ayçanın sunumu ile ortaya çıkan ....Havuçlu Kek kendisinin tarifide burda var bakın derim...http://annekizmutfaktayiz.blogspot.com/2012/02/havuclu-kek.html
Havuçlu kek tarifimi  porselen demlik çay saati etkinliğine ev sahipliği yapan sevgili http://gelibolu17-midedenkalbe.blogspot.com/ ve Çay kahve bahane etkinliğine ev sahipliği yapan sevgili  http://catlakkafe.blogspot.com/ arkadaşıma gönderiyorum.Umarım bol tarifli etkinlik olur...

Havuçlu Kek
4 yumurta
1 su bardağı havuç rendesi
1su bardağı şeker (ben çok şekerli sevmiyorum iyiki de az koymuşum incir yeterde artar zaten)
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı süt(kendimden kattığım bir malzeme)
3 su bardağı un ( normalde 2 bardak un bir bardak fazla koydum ben)
1 su bardağı kıyılmış ceviz
4 ader kuru incir
yarım kahve finceni kuru üzüm
1 tatlı kaşığı tarçın
1 paket kabartma tozu
önce şeker yumurta çırpılıyor daha sonra tüm malzemeler karıştırılıp yağlanmış bir kalıba dökülüyor.160 derecede 25 dakikada pişiyor...Ben üstüne o gün yaptığım bir pastanın kremasından gezdirdim...Farklılık olsun diye:))))
Benden şimdilik bu kadar hoşçakalın....

3 Mart 2012 Cumartesi

Kar Taneleri....

Alıcı kuşlar gibi başımın üstünde dönüp durmayın
Kol kola girip yalnızlığımı vurmayın yüzüme kar taneleri

Ah özledim hemde çok özledim ezberledim beklemeyi
Özledim hemde çok özledim ezberledim beklemeyi
Yollar benim umudumdur yoları kapatmayın
Yağmayın yollarıma durun kar taneleri
Bu kar böyle yağdıkça aklıma bu şarkı geldi...Tam durduğunu zannedip sevinirken bugün tekrar lapa lapa yağdı...
Bu akşamüstü bloğuma girdim yazımı yazdım fotoğrafları ekledim uzun uzun tarifleri verdim.Ben uzun zamandır yeni arayüzü kullandığımdan orda kendi kendine yayın kaydediliyordu,aslında bir önceki kayıtta arada bir kaydet demiştim,ama hastalığın verdiği dalgınlıkla biranda boş bulunup kaydetmeden yayınlaya basmışım...Baktımki yazdıklarım uçuvermiş...Ne oluyor bana bugünlerde çok dalgınım,kafam çok dolu ....
Bir önce yazdıklarımdan uzun uzun bahsetmeyeceğim,çoğu aklımda bile değil...Çok kar yağdı yine evde mahsur kaldık,kızımın hastalığı dahada arttı,yorgunluktan aksilikler yaşadım dah neler neler...
Geçen hafta bir araştırma yaptığımı hem kızım için hem bloğum için bir şey yapmak istediğimi yazmıştım.Hazır evdeyken çoktandır aklımda olan kurabiye evi yapayım dedim.Akşamdan eşime sipariş verdim.Sabah kalktım evin kalıplarını  internetteki adresten çıktısını almıştım bir güzel onları kartondon kestim.Kurabiye hamurunu yoğurdum dinlendirdim,royal icingi hazırladım ve başladım kurabiyeyi yapmaya hiçde kolay değilmiş,nişasta ile tezgahta açın diyordu tarifte fakat açılıyor ama ordan yağlı kağıda aktarınca kopuyor.Sonra yağlı kağıtta açayım dedim iyi güzel ama o koca parçada hem açmak hem tepsiye yerleştirmek zor oldu,bende yağlı kağıdın üzerinde açtıklarımı tek tek kağıtlarını kesip tepsiye yerleştirdim.Bu kurabiyeyi ufuk mutfakta adlı blogcu arkadaşımın sayfasında görmüştüm kendisi 2008 yılından beri her yeni yıla girerken yapmış ama her seferinde başka tarifi kullanmış hatta sonra tekrar hepsini okuduğumda benim yaptığım tarifteki kurabiyenin neden kırılgan olduğunu anladım.İlk verdiği tarifte tereyağ vardı  sonrakinde daha sert olması için margarin kullandığını,yumurtayı çoğaltmış,buğday nişastasını patates nişastası ile değiştirmiş,herneyse benimde hatam sadece bu tarife odaklanıp diğer yıllardaki kayıtlara değilde resimlere bakmışım...Merak edenler için burdaki adreste mevcut tarifleri ve fotoğrafları.
http://www.ufukmutfakta.com/2009/12/2010-kurabiye-evim.html
Ben başladığımda kurabiyeye kızımın durumu iyiydi fakat öğle ateşi 40 dereceye çıkınca panikledim bi yandan onunla ilgilendim bir yanda mutfağa gidip kurabiyeyi yaptım sonunda zaten yorgunluktan sabaha kadar kızımın başlında beklemekten bende hastalandım.Hatalarımı az çok buldum ufuk hanımada belirtim sağolsun oda cevap verdi...Bir daha ki denemem de daha dikkatli olmam gerekli bunu anladım.Ama hiç kolay değilmiş nerden girdim bu işe dedim...ama yapıcam azimliyim...Şimdi evde kurabiye evden kalan bir torba kurabiye kırıntısı var artık onları kırıntı kekli cheesecake de değerlendiricem sevgili AYNUR ablamın tarifi zevkle yaptığım bir pastadır...Size kurabiyenin başlangıcı ve hazin sonunu göstermek istiyorum işte burda!!!

Kızım hasta olunca iştahı azaldı tabii haliyle,bende sevdiği yemekleri yapayım da en azından bahanesi olmasın dedim ama yanıldım yemedi yemedi...
Okulda bezelye yediğinden bahsedip duruyordu anne sende yap deyince aklıma buzluktaki arakalar aklıma geldi.Orman kebabı yaptım yanında mercimekli bulgur pilavı ama tadına bakmakla yetindi.Tarifine gelince kısaca,


Orman Kebabı

250 gr kuşbaşı dana eti
yarım kg iç bezelye
1 tane havuç
1 tane patates
1 tane orta boy soğan
salça,zeytinyağ,tuz
Önce eti kavurup kendi suyunda,su azaldıkçada sıcak su katarak kısık ateşte pişirdim.Soğanı yağda pembeleştirdikten sonra sırayla havucu ve patateside kavurdum,salçasını ve tuzunuda kattıktan sonra pişen eti ve suyunu bezelye ile tencereye ekledim.Kısık ateşte bezelye pişene kadar pişirdim.

Yeşil Mercimekli Bulgur Pilavı
2 su bardağı pilavlık bulgur
3 su bardağı su
yarım su bardağı yeşil mercimek(ıslatılmış,haşlanmış)
3 tane ortaboy kuru soğan (bulgur pilavında fazla soğan olması daha lezzetli olmasını sağlıyor.)
tereyağ,karabiber,tuz
Soğanı yağda pembeleştirdim mercimeği kattım sonra baharatı ve kavurmaya devam ettim.Suyunu ilave edip kaynattım ve bulguru ekledim.Kısık ateşte pişirdim ve demlendirdim.

Bir önceki kaydımda poğaça yaptığımdan ama şeklini beğenmediğim için yeniden yapacağımdan bahsetmiştim.Bende akşamdan yoğurdum ve dolaba koydum.Sabah hem sıcak yiyelim diye hemde kıtır kıtır bir tadı olsun diye sabah pişirdim...Çok eskiden aldığımız bir poğaça kalıbı vardı.Daha ben evlenmemiştim.Şimdi bu kalıplardan  piyasada satılıyormu bilmem?Bu kalıplar hamurun yoğurup hemen yapılmasında başarılı olmuyor mutlaka hamurun dolapta beklemesi şart kullanma klavuzunda da yazıyordu.Görüntü itabariyle güzel oluyor ama şartta değil...

İstiridye Görünümlü Kıtır Poğaça
yarım paket margarin tavada eritilmiş olacak
yarım su bardağı zeytin yağı
2 yumurta 1nin sarısı üstüne sürülecek
1 su bardağı yoğurt
3 yemek kaşığı su
aldığı kadar un,tuz,kabartma tozu
Hepsini yoğurup 1 gece dolapta bekletim,sabah taneledim,içine hem kıymalı hemde peynirli harç koydum.Yağlanmış tepside 180 derecede 15 dakikada pişirdim.
Kızıma bir hoşluk olsun diye hemde iştahı kabarsın diye ona bunları yaptım....


Caretta Caretta ve Kara kamlumbağaları...

Çoktandır aklımda olan bir tarifti.Çok aktif olmayan bir blogda şans eseri görüp aklımın bir kenarına not almıştım...Sizde çocuklar için böyle bir süprizler yapıp şaşırtabilirsiniz.Ben mutlaka günlerde yada aldığım siparişlerde çocuklara özel şeyler yaparım...En çok onlar herşeyi hakediyor bence.
Ben epeydir blogcu arkadaşlarımın yaptıklarını yada bana anımsattıklarını yapıyorum farkındaysanız bu da benim kendi çapımda yaptığım küçük bir etkinlik oldu.Ama ben bloğumu açtığımdan beri sevdiğim tarifleri mutlaka yapıp paylaşmışımdır.Özellikle Aynur abladan çok tarif yaparım.(papatya şef)
ondan aldığım tariflerde hiç tutmayan bir şey olmamıştır.Bu da bende ona karşı tabii sonsuz bir güven olşturdu...Hele en son yaşadığım olaydan sonra...kolay kolay herkezin tarifini denemekten kaçınıyorum.
Bloğunda okuyup hatta ona bıraktığım yorumda hemen mutfağa girip yapıyorum dediğim Birsel Hanımın http://annekizmutfaktayiz.blogspot.com/
fırın poşetinde AYVA TATLISINI hemen denedim balkonda çoktandır,tatlı olmayı bekleyen hazır ayvalar varken değerlendireyim dedim.Akşam da eşim kaymakta getirdi.OHHH süperdi gerçekten.Tarif çok kolay basit ve yalın ama Birsel Hanımın verdiği şeker oranı benim ayvalarımın büyüklüğü ve biraz sularının çekmesi yüzünden az geldi.Ve rengi hiç alışık olmadığım bir renk olduğu için hemen ben hübüsküs çiçeği ve şekerle bir sos yaptım.Çünkü ayvalar çok susuz oldu bundan sonra poşeti de üzerinden delmem...Poşette olunca çok çabuk pişti ben eskiden saatlerce fırında pişirirdim. Birsel Hanıma tekrar teşekkür ediyorum bu tarifi paylaştığı için.Hübüsküs çiçeğini evde bulunduruyordum ayva tatlısı için ama hiç cesaret edememiştim.Fakat geçen hafta sevgili Aynur ablacım yapmış onun tarifide burda var http://www.papatyasef.com/index.php/tatlilarvepastalar/serbetlitatlilar/426-ayvaekerkaymakfstksu ona istinaden hübüsküsü denedim.Bundan önce kullandığım gıda boyasına yada lohusa şekerine hiç gerek olmadığını gördüm.


bu tabağı geçen hafta Demirpark Migrostan aldım.Nasılda yakıştı Ayva tatlılarına:))))

Fırın Poşetinde Ayva Tatlısı

Benim evde 5 tane ayvam vardı ve iriydiler ayvalardan biri rendelenecek
2 elma rendesi
1 kahve fincanı kuru üzüm
1 çubuk tarçın (pişerken enfes bir koku çıkardı)
Her ayva için 4-5 kaşık şeker
1 fırın poşeti
Ayvaları soyup ortalarını aldım (çekirdeklerinide poşete koydum) su dolu bir kaba koydum.Elma ve ayvanın birini rendeledim ayvaları şekerle ovdum.Bir kapta şeker,üzüm,elma ve ayva rendesini karıştırdım.Ayvaların ortasına bölüştürdüm.Fırın poşetine dizdim tarçın çubuğunuda ilave ettim ve kızgın fırında  1 saat pişirdim.Poşeti bir kaç yerinden deldim ama bir daha ki sefere tek bir delik açarım.
Daha sonra şeker,hübüsküs ve su ile bir şerbet yaptım hepsi göz kararı oldu...

Şimdilik benden bu kadar hoşçakalın.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Karlar Düşer Düşer Düşer Ağlarım.....



Ne güzel bir şarkıydı o....ama hiç anlamamıştım karlar düşünce neden ağlanırki...Çocuktuk bizim için kar yağışı bir çoşkuydu dışarıda doyasıya oynamanın,karda kaymanın zevki hiç bir şeyle kıyaslanamazdı..Hatırlıyorum bir keresinde çocukken yine böyle sömestr tatilinde kar yağmıştı ama bir türlü kar yağışı bitmedi,yağdı yağdı okullar 2 hafta daha tatil oldu ama ne zevkti bizim için kuzenlerimde gelmişti babaneme doyasıya oynamıştık...Ama büyüdükçe öylemi oldu hayır...nedense işkenceye dönüştü,üniversite zamanında bir çok vesait değiştirirdim İstanbulda, otobüs,vapur,minibüs sırayla hepsine bin okula git...akşam aynı sırayla tekrar eve dön....üniversiteler öyle kolay kolay tatil olmazdı....sonra iş hayatı minibüsler çalışmaz karda yokuş çıkamazlar çünkü çok bilirim iki semt yürüyüpte metroya ulaşıp binbirgüçlükle işe gittiğimi...ve akşamı metroyla minübüs durağına gelipte orda hiçbir aracın durakta durmadığını görünce hatta taksilerin bile yolcu almadan evlerine gittiğini görünce yağan kara nalet okursun...
Şimdi yine dışarıda kar var....Tam bitti gitti dedik dün akşamüstünden beri lapa lapa yağdı heryeri beyaz örtü ile örttü.Bu sefer daha güzel yağdı.Akşam bir arkadaşlardan eve geldik baktımki kabanımın üstüne düşen kar kristal şeklinde yağıyor.Hayatımda ilk kez Abantta görmüştüm ve şimdi ikinci kez burda.Bugün kızımla dışarı çıktık baktım  montumun üzerinde tekrar kar kristalleri var...Kızımda ilk defa gördü şaşkınlık içindeydi...
İşte aynı bu görüntüdeki gibi kar taneleri:))))

Kızımla tatilin tadını çıkartıyoruz.Bir yandan onu şaşırtmayı ona süprizler yapmaya çalışıyorum,diğer yandan etkinlikler ve bloğum için çalışıp onları fotoğraflıyorum...Bir dergide görüp çok beğendiğim Kardan adamlı Cup Cake i yapmaya karar verdim.Klasik bir cup cake yaptım üstüne labneli bir pastacı kreması ve üstüne marşmelovlardan Kardan adam.Ben bu kardan adamla yarım saat uğraştım.Fotoğraflarını çektim kızım saniyede afiyetle yedi:(((bakalım beğenecekmisiniz...


Kızımın arkadaşına gittik haftasonu tatil araya gidince haliyle özlem oldu.İkisinede güzel bir hediye yapayım onları sevindireyim dedim ve taç yaptım.Kurdele ve organze ile boş siyah taçları sardım,tuhafiyeden aldığım çiçek şeklindeki organzeden yapılmış motifleri slikonla taçlara yapıştırdım...


BEN BULDUM ETKİNLİĞİ,daha öncede dediğim gibi benim için önemli bir etkinlik.İlk bloğumu açtığımda katıldığım bir etkinlikti...Lise yıllarında annem Tefalin elektrikli bir pilav pişirici makinesini aldı....Dedimki ben bununla farklı bir şeyler yapmalıyım...Düşündüm düşündüm ve sonunda dibinde kıtır patates olan bir pilav yapmaya karar verdim.Yani ben buldum..Ama ne bilebilirdimki ilerde hayatıma giren İranlı arkadaşlarımın memleketinde bu pilavın yapıldığını ...Ozamanlar ben patatesi makinenin içinde bulunan buhar pişiricisiyle önce yumuşatırdım ama sonra yapa yapa buna gerek kalmadan çiğken patatesin sürekli ısıtıcıyı açık konumda tutarak hem güzel yumuşadığını üstelikte nar gibi kızardığını keşfettim.İllede bu makineye gerek yok herhangi bir teflon tencerede kısık ateşte de oluyor.Tarifimiz şöyle,

Dipli Patatesli Pilav
2 su bardağı pirinç
2 patates
1 paket tavuk bulyon
2 bardak su
50 gr tereyağı ve bir miktar sıvıyağ ve tuz
Pirinci yıkayıp bir süre ılık suda bekletiyoruz.Patetesi ince ince halka halka doğruyoruz.Tencerenin dibine sıvıyağ gezdirip patates dilimlerini  yan yana diziyoruz.Üstüne süzdüğümüz pirinçleri,tereyağını,suyunu ve bulyonla tuzu ilave edip kısık ateşte patatesleri arada sırada kontrol edip kızarana kadar pişiriyoruz.Hepsi bu...Afiyet olsun.Bu tarif sevgili arkadaşım esterogon yeşil http://hayattanazicik.blogspot.com/ blog sahibi arkadaşımın BEN BULDUM ETKİNLİĞİNE gidiyor....bol tarifli bir etkinlik olması dileğiyle...Eğer katılacaksanız eliniz çabuk tutun 17 Şubata kadar tarifleri alıyor arkadaşımız.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Yeni Yıl Sofram

Çok uzun zamandır blogumla ilgilenemedim.29 Ekimde fotoğraf makinem bozuldu.Katılmayı planladığım etkinliklere katılamadım söz verdiğim arkadaşlardan özür diliyorum.Sağlık sebeplerinden dolayı da1.5 aydır şehir dışındaydım.Ama artık evimdeyim.Bu geçen zamanda en güzel şey hala olmamdı.Harika bir yeğenim oldu.Allah onu nazarlardan korusun anasına babasına bağışlasın ve hayırlı bir evlat olsun.Derin ailemize hoşgeldin....Çok güzel bir duyguymuş,insanın kardeşinin çocuğu olması...Nasıl özledim onu şimdiden....İkinci güzel olan şeyde kızımın 4.yaşına girmesi prensesimin doğumgününü eşimin çalıştığı fabrikanın lokalinde hazırladım.Evde herşeyi hazırladım ve orda arkadaşlarıyla güzel bir parti yaptık.Arkadaşlarına verilmek üzere hediye hazırladım.Yeğenimin mevlüdünde gelen misafirlere verilmek üzere ayıcıklı kurabiye yapmıştım onları tek tek jelatinleyip üstüne hoşgeldin Derin bebek yazmıştık kızımda aynısından istedi ve yaptım.Fakat fotoğraf makinemiz yeni olduğundan eşim çekilmiş fotoğrafları yanlışlıkla silmiş:(( ama allahtan arkadaşta bir kaçtane fotoğraf vardı hatıra olarak en azından seviniyorum ya hiç olmasaydı...İşte dostlar böyle bugün daha önce yaptığım ama zaman bulamadığım için koyamadığım tariflerde olacak umarım sizde yapar afiyetle yersiniz...
Tavuk Ciğerli İç Pilav
200gr tavuk ciğeri yıkanıp haşlanacak.Küçük doğranacak
2 su bardağı baldo pirinç
2 su bardağı sıcak su
4-5 adet taze soğan minik minik doğranmış
Bir tutam nane,yenibahar,çaykaşığı ucuyla tarçın
1yemek kaşığı dolu dolu kuş üzümü
1 yemek kaşığı dereotu
Tuz ve karabiber ,hem biraz tereyağı ve biraz sıvı yağ
Pirinçler ıslatılırken Pilavı yapacağımız teflon tencerede yağ ile birlikte ciğer karabiber ve tuz ile sotelenir rengi değişince taze soğan ilave edilir.Pirinç yıkanıp süzülür tencereye ilave edilir ve kavrulur baharatlar ilave edilir en son dereotuda konulur sıcak 2 bardak su ilave edilir.Ağzı kapatılan tencerenin de altıda kısılır ve pişirilir.Ben bu pilavın altına yufkada koyuyorum.Ters çeviriyorum pişince enfes bir görüntü oluyo ama yeniyılda yapmadım.Afiyet olsun...